İletişim, hayatımızın temel bir parçasıdır. Bu yönümüzle hayvanlardan ayrılırız; oysa balinalar ve diğer türler bile sesler aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurabilirler. İşitme duyumuz, kişilerarası iletişimin temel bir ön koşuludur. Çevremizdeki insanlarla sorunsuz bir şekilde iletişim kuramazsak, yaşam kalitemiz önemli ölçüde düşer. İşitme güçlüğü veya işitme kaybı yaşayan kişiler, bunun sonuçlarından çok acı çekerler. Peki işitme güçlüğü tam olarak nasıl tespit edilir?

İnsan işitme süreci karmaşıktır. Bu süreçte ses dalgaları kulak kepçeleri tarafından yakalanır ve dış kulak kanalı aracılığıyla kulak zarına iletilir. Bunun üzerine kulak zarı titreşmeye başlar. Kulak kemikçikleri bu titreşimleri alır ve iç kulaktaki salyangoz organına iletir.

Orada çok küçük tüy hücreleri bulunur. Bu hücreler ses dalgalarını elektriksel uyarılar haline dönüştürür ve işitme siniri bu uyarıları hemen beynimize iletir. Böylece sesleri, gürültüyü veya konuşmayı algılarız. İşitme kaybı, kulak kanalı ile beyin arasındaki bu yolda bir bozukluk veya hastalık olması durumunda ortaya çıkar – ve bunun çeşitli nedenleri olabilir: örneğin, çok gürültülü bir çalışma ortamı veya kulak enfeksiyonları gibi.

İşitme kaybını belirlemek

Bir kişinin işitme kaybı olup olmadığını ve bunun derecesini belirlemek için, işitme uzmanları ve KBB doktorları öncelikle işitme eşiğini tespit etmelidir. Bu, seslerin algılanma sınırıdır. İşitme eşiğinin belirlenmesi, ses yüksekliği ve ses şiddeti olmak üzere iki faktöre bağlıdır. Ses yüksekliği, diğer adıyla frekans, Hertz (Hz) cinsinden ölçülür. Sağlıklı bir insanda işitme aralığı 0 ile 20.000 Hertz arasındadır. İşitme, en çok insan konuşmasının frekanslarına duyarlıdır. Bu frekanslar 500 ile 6.000 hertz arasındadır.

İşitme kaybının tespitinde ölçülebilen ikinci faktör/parametre olan ses seviyesi, desibel (dB) cinsinden ölçülür. Genellikle, 25 dB veya daha düşük sesler artık algılanamadığında kişi işitme güçlüğü çekiyor veya işitme engelli olarak kabul edilir. Buna örnek olarak kol saatinin tik tak sesi, kar yağışı veya gazete sayfasını çevirirken çıkan hışırtı sesi verilebilir.

Sesler ya da yüksek sesli konuşmalar ne zaman bizi rahatsız eder ve strese sokar?

Normal işitme yeteneğine sahip bir kişi, 80-85 dB’lik ses seviyesinden itibaren rahatsızlık hisseder; bu, yaklaşık olarak yakın mesafeden gelen bir araba motorunun sesine karşılık gelir.

Ses basıncı seviyesi bu değerin üzerinde olan ortamlarda (bu ölçülen ses seviyesine de ses basıncı seviyesi denir), mutlaka gürültü koruyucu ekipman takılmalıdır; aksi takdirde işitme duyusunda hızla onarılamaz hasarlar meydana gelebilir. Araştırmalar, kreşlerde bile ses seviyesinin 117 dB’ye kadar çıktığını ortaya koymuştur. Karşılaştırma olarak: 100 metre uzaklıkta kalkış yapan bir jet uçağı “sadece” 100 dB gürültü çıkarır.

Siz, eşiniz veya arkadaşlarınızın işitme kaybı ne derecede?

Hemen çevrimiçi işitme testimizi kullanarak kulaklarınızın ne kadar iyi işittiğini kontrol edin.

Bir doktor veya işitme uzmanı bir kişinin işitme eşiğini belirlediğinde, bu değer normal işitme yeteneğine sahip bir kişinin işitme eşiğiyle karşılaştırılır. Normal ve kısıtlı işitme yeteneği arasında bu şekilde belirlenen fark sayesinde işitme kaybının derecesi tespit edilebilir.[/vc_column_text]

Genellikle 5 ila 6 derecede işitme kaybı ayırt edilir:

İşitme kaybı (% olarak) İşitme seviyesi
0 - 20 % Normal işitme
%20 – %40 Hafif işitme kaybı
%40 – %60 Orta derecede işitme kaybı
%60 – %80 Şiddetli işitme kaybı
%80 – %95 sağırlığa yakın işitme kaybı
%100 Uyuşma

İşitme Kaybı Türleri – Nedenleri ve Belirtileri

İşitme uzmanları veya KBB doktorları, işitme kaybını en uygun şekilde tedavi edebilmek için derecesinin yanı sıra işitme kaybının türünü de belirler. İşitme kaybını yalnızca çok gürültülü bir ortama bağlamak yetersiz bir yaklaşımdır. Aslında birçok organik, zihinsel ve çevresel neden vardır ve buna bağlı olarak farklı işitme kaybı türleri de mevcuttur. İşitme kaybının üç ana türü şunlardır:

  • Sensörineural işitme kaybı
  • İletim tipi işitme kaybı
  • Ses algılama tipi işitme kaybı

Bu üçünün de farklı nedenleri ve belirtileri vardır. Ses algılama tipi işitme kaybında, genellikle çok yüksek gürültü seviyesi, ses işleme sürecinin kalıcı olarak bozulmasına neden olur. Çünkü çok yüksek sesler veya uzun süreli gürültü, kulağın koklea bölgesindeki saç hücrelerine geri dönüşü olmayan bir hasar verir. Bu durumda ses sinyalleri hâlâ alınabilir, ancak dönüştürülemez.

Beyne ulaşan işitme frekansları ve bilgiler çok daha azdır ya da hiç yoktur. Etkilenen kişiler, gürültülü ortamlarda genellikle diğer insanları anlamakta büyük zorluk çekerler. Bu durumda, işitme yeteneğini ömür boyu korumak için işitme cihazları veya bir koklear implant (CI) ile erken müdahale etmek önemlidir.Buna karşılık, iletim tipi işitme kaybında ise orta kulaktan iç kulağa ses iletimi bozulur. Etkilenen kişiler, alınan ses sinyallerini aynı miktarda algılasa da, bunlar belirgin şekilde zayıflatılmış olarak algılanır – sanki kulaklarında pamuk varmış gibi. Nedenleri arasındadış ve orta kulaktaki bakteriyel iltihaplanmalar, kulak zarı yaralanmaları veya kulak kanalında su birikmesi sayılabilir. Ses algılama tipi işitme kaybının nedenleri kulağın kendisinde değil, beyindeki hatalı işitme sinyali işleme sürecinden kaynaklanır. Etkilenen kişiler akustik sinyalleri hâlâ algılayabilmektedir, ancak beyin artık bunları doğru şekilde işleyememektedir. Bunun birçok psikolojik nedeni olabilir; bunlara demans veya yaşlılık kaynaklı hafıza kaybı gibi demansın öncülleri de dahildir.

Bu tür bir işitme kaybı aniden ortaya çıkarsa, bir acil tıp uzmanını aramalısınız; çünkü bu durum, inme, beyin kanaması, tehlikeli ani işitme kaybı veya diğer hayati tehlike arz eden nedenlerden kaynaklanıyor olabilir.

İşitme kaybı tüm yaş gruplarında görülmektedir

İşitme kaybı, yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan bir durum değildir. Bu nedenle, çocuklarda ve gençlerde de işitme kaybı saptanması nadir değildir. Bu nedenle çocuklarınızda belirtilen belirtilere dikkat edin ve gerekirse derhal bir doktora başvurun. Başlangıç aşamasındaki işitme kaybı ne kadar erken fark edilir ve teşhis edilirse, çocuğunuzun işitme yeteneği uzun vadede o kadar çabuk korunabilir.

Küçük Cindy sayesinde, işitme cihazıyla bir çocuğun hayatının ne kadar eğlenceli olabileceğini göreceksiniz. Ve bir kız çocuğunun başardığı şeyi, yaşlı yetişkinler de kolaylıkla başarabilir.