İşitme kaybı günlük hayata sızmaya başladığında
Günlük hayatta, karşımızdaki kişinin bizi tam olarak anlamadığı durumlarla sık sık karşılaşırız. Bilinçli bir görmezden gelme mi, yoksa belki de gizli bir sorun mu?
Bu durumlar kime tanıdık geliyor?
Baba, televizyonun önünde rahatça oturmuş, kafasını boşaltıyor. Bu sırada televizyonda en sevdiği takımın bir futbol maçı yayınlanıyor. Onunla sohbet etmeye çalıştığınızda maalesef hiçbir tepki alamıyorsunuz. Görünüşe göre sahada yuvarlanan top daha ilgi çekici. Ancak yüzünün önünde elinizi sallayıp bolca iç çekince babam nihayet dikkatini veriyor gibi görünüyor. Ardından gelen “Bir şey mi dedin?” sorusuna ise sadece gülümsemek ve birlikte gülmek kalıyor.
Bu durum da buna benzer: Tam yatakta rahatça kıvrılmışken, aniden anne çalışma odasından sizi çağırıyor. Şimdi sıcak yatağı terk etmek kesinlikle bir seçenek gibi görünmüyor, bu yüzden rahatlıktan dolayı sadece kısa bir “Ne var anne?” diye cevap veriyorsunuz. Artık başka bir cevap beklemek boşuna. “Beni kesinlikle duymuştur ve bunu şimdi kasten yapıyor” diye düşünürsünüz ilk olarak.
Ya da diyelim ki çocuğunuz şu anda oyun parkında coşkuyla oynuyor. Bir süre sonra eve dönmek istersiniz ve çocuğunuza seslenirsiniz. Ancak çocuk hiç tepki vermez ve sanki seslenmeleriniz hiç duyulmamış gibi görünür. Bunun yerine, neşeyle bir sonraki kum kalesini inşa etmeye devam eder.
İşitme kaybı günlük hayata sızdığında
Yukarıda bahsedilen örnekler ilk bakışta zararsız görünse de, çoğu zaman bunların arkasında ciddi bir sorun yatmaktadır. Elbette bu noktada, babanın futbol maçına çok dalmış olduğunu, annenin sadece gelip yanına gelmesini umduğunu, tembelce seslenmek yerine, ya da çocuğun kum kalesine çok fazla odaklandığını iddia etmek mümkün. Ancak çoğu zaman bu, bilinçli bir görmezden gelme değil, daha çok yavaş yavaş ortaya çıkan işitme kaybının ilk belirtileridir.
İşitme kaybının genellikle fark edilmeden günlük hayata sızmasının başlıca bir nedeni vardır: Bu, çoğunlukla yavaş ilerleyen bir süreçtir ve çoğu kişi bunu başlangıçta hiç fark etmez. Her şey, en sevilen radyo programının veya sesli kitabın sesini açmakla başlar. Ardından konuşmalarda yanlış anlamalar ve karşınızdakinden daha yüksek sesle konuşmasını istemek gelir. Sonunda, etkilenen kişiler kendilerine seslenildiğinin farkına bile varmazlar. Çoğu durumda, işitme güçlükleri aslında ilk olarak çevredeki kişiler tarafından fark edilir ve ancak daha sonra etkilenen kişinin kendisi tarafından fark edilir. Bu noktada, duruma duyarlı bir şekilde yaklaşmak ve etkilenen kişiye sorunu nazikçe hatırlatmak çok önemlidir.
İşitme azalırsa ne yapılmalı?
Kendi işitme durumunuzdan emin değilseniz veya ailenizde ya da arkadaş çevrenizde tekrar tekrar işitme sorunları yaşayan biri varsa, bir işitme testi yaptırmayı düşünmelisiniz.
Açık olun! Bir KBB uzmanına giderek işitme durumunuzu kontrol ettirin. Ardından, işitme uzmanınızla birlikte size en uygun işitme çözümünü bulabilirsiniz. Çünkü işitme testinizi ne kadar erken yaptırırsanız, o kadar çabuk yardım alabilirsiniz. Göreceksiniz ki: Bir işitme cihazı, kulaktaki küçükbir yardımcıdan çok daha fazlasıdır – yaşam kalitenizi artırır.